Get Adobe Flash player
MEVLEVİHANE
Mevlevilik / SON MESNEVİHANLAR / Tahir-ül Mevlevi

 MEHMED TAHİR OLGUN

 
(Tahirü’I-Mevlevi)
 
(1877 – 1951 )
 
Son devrin önemli şair, eğitimci ve yazarlarındandır. 13 Eylül 1877 yılında İstanbul’un Taşkasap semtinde doğdu. Babası Hademe-ı hassa başçavuşlarından Hacı Mustafa Saffet Bey, annesi Sultan Abdülaziz’in Çerkez cariyelerinden Emine Emsal Hanım’dır. İlköğrenimini evlerinin yakınında bulunan Hekimbaşı Ömer Efendi Sıbyan Mektebi’nde yaptı. Gülhane Askeri Rüştiyesine girdi. Bu arada babasını kaybetti (1890). Daha sonra Menşe-i Küttab-ı Askeri’ye girdi. Buradaki iki yıllık öğreniminin ardından 1892’de Bab-ı Ser-askeri’de memuriyete başladı. Buradaki vazifesine devamla beraber Fatih dersiamlarından Filibeli Mehmed Rasim Efendi ile Mesnevin Selanikli Mehmed Esad Dede’nin derslerine devam etti. Ondan icazetname aldı.(1893).
 
 
 
Aileden bağlı bulunduğu Mevleviliğe fiilen 1 894’te Şeyh Mehmed Celaleddin Efendi’ye bağlanarak intisap etti. 0 yıl Esad Dede’yle beraber Hacca gitti. Hacdan dönüşünde Yenikapı Mevlevihanesi semazenbaşısı Karamanlı Halid Dede’den sema meşk etti ve devrinin en iyi semazenleri arasında yer aldı. Mevlevi muhipliğini kâfi görmeyerek çile çıkarmak ve hizmet etmek isteyen M. Tahir, memuriyetten istifa ederek 1896’da (1 Şaban 1313) Yenikapı Mevlevi hanesi’nde çileye soyundu ve 1001 gün süren bu vazifesini Ekim 1898’de 22 yaşında iken tamamladı. Adet olduğu üzere çileden sonra şeyhinden izin alarak Konya’ya Hazret-i Mevlana’yı ziyarete gitti. Bir süre burada kaldıktan sonra tekrar İstanbul’a dönerek Yenikapı Mevlevi hanesi’ndeki hücresine çekildi.
 
Çile çıkardıktan 5–6 ay sonra Mevlevi hanede oturup vakıf lokması yemek yerine Mevlevilikle ilgili eserleri gün ışığına çıkarmak gibi bir gayeyle Bayezid’de “tramvay yolunda”  “Tahir Dede” kütüphanesi adında bir sahaf dükkânı açtı. Burada Mir’at-ı Mevlana adli kendi eseriyle Nayi Osman Dede-zade Sırri Abdulbaki Dede’nin Mi’raciyesini Manzume-i, Mi’rac adı ile neşretti. Bu arada Bayezid’de satış olmaması yüzünden dükkânını, Bab-i Ali Caddesine nakletti. Bu arada her hafta 16 sayfalık bir forması neşrolunmak üzere yaklaşık 100 forma halinde çıkacağı mukaddimesinde bildirilen ve Vasıf Efendi tarafından toplanıp, Hz Mevlana hakkında övgü dolu birçok manzumeyi ihtiva eden “Mecmua-i Medayih-i Hazret-i Mevlana”dan yedi forma bastırdı. Aynı yıl içinde Cevri İbrahim Çelebi’nin Hilye-i Çehar Yar-ı Güzin adlı ‘manzumesini bir mukaddime ilavesiyle neşretti.
 
Tahirü’I-Mevlevi “Tahir Dede Kütüphanesi” neşriyatının yan sıra bir de müstakil haftalık bir gazete çıkarmayı arzu etti. Bu gayeyle müracaata bulundu. Karşılığında ret cevabı alınca, o günlerde neşriyatına ara veren Resimli Gazete’yi sahibinden kiraladı. (Ekim 1899) Fakat bu ilk sayını kapağına Mecmua-i Medayih-i Hazret-i Mevlana’nın ilanıyla beraber bir Mevlevi sikkesi resmi basıldığından, o vakit veliaht bulunan ve Mevlevi muhibbi olan Mehmed Reşad namına propaganda yapıldığı gerekçesiyle gazete kapatıldı. Tahir Bey sorguya çekildi, fakat suç oluşturacak bir hareketi görülmediğinden serbest bırakıldı. Maruz kaldığı tavır ve baskılar karşısında kitapçılıktan ayrıldı.
 
Dükkânı kapattıktan sonra 4 yıl gibi bir müddet Nazime Sultan’ın vekil harçlık vazifesin ifa etti. Daha sonra bu işten de ayrılarak 1 Şubat 1904’te Orman ve Maadin Nezaret ‘inde açılan bir imtihan kazanarak defter-i kebir kalemine kâtip olarak tayin edildi. Yine aynı yıl Burhan -ı Terakki ve Rehnüma-yı Füyuzat adlı özel okularda Farsça ve İslam Tarihni okutmaya başladı. Nezaretdeki vazifesinde ilerleyerek çeşitli kademelerde görev yaptı.
 
 
 
Meşrutiyetin ilanından sonra Rehber-i Vatan gazetesinin çıkışına katıldı. Nekregü dergisinde “Tahir Saffet” imzasıyla mizahi yazılar yazdı. Onun kapanmasından sonra çıkan Nekregü ile Pişekâr’da yazmaya devam etti. Bir ara İttihad ve Terakki’ye girdi ise de sonra istifa etti. Beyanü’l-Hak, Sırat-ı Müskim ve Sebilü’r-reşad’ta sürekl yazıldı.
 
 
 
14 Aralık 1909’da Darü‘ş-safakati’l İslamiye’nin edebiyat ve kompozisyon hocalığına tayin edildi. (Buradaki hocalığı 36 yıl sürmüştür.) 1920’de Mahfil mecmuasını çıkardı. Aynı yıl Ticaret ve Ziraat Nezareti İktisat Heyeti başkâtipliğine tayin oldu. Bu görevine özel kalem başkâtipliği de ilave edildi. Fakat Kuva-yi Milliye taraftarı olmasından dolayı bu görevinden azledildi. 1921 ‘de Ali Satış komisyonu başkâtipliğine, daha sonra Ticaret ve Ziraat Nezaret inde sicil mümeyyizliğine getirildi 28 Şubat 1923’te sicil mümeyyizliğinden de azlolundu. 1924 yılında İmam Hatip Mektebi’ne öğretmen oldu Sarıklı dolaştığı için şapka inkılabı sırasında tevkif edildi. Ankara Hapishanesinde bir buçuk ay kaldıktan sonra beraat etti. 15.8.1929’da Ha Maltepe Askeri Lisesi edebiyat hocalığına ve bu vazifede gösterdiği liyakat dolayısıyla bir sene sonra, Ağustos 1931’de terfian Kuleli Askeri Lisesine naklolundu ve 10 yıl kadar orada görev yaptı.
 
Son memuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı Kütüphaneler Müdürlüğü Tasnif-i Kütüb Komisyonu azalığı idi. Burada yazma divanları toplayan bir katalog hazırladı. (nşr. 1947). Beşiktaş’taki Musiki Mektebi’nde Türüce okuttu. Araştırmalarını Yücel dergisinde yayımlıyordu (1935).  1948’den sonra İslam Yolu adlı bir dergi çıkardı. Ömrünün son seneleri rahatsızlıkla geçti. 1951 yılında İstanbul ‘da vefat etti. Fars ve Türk edebiyatları, tarih, Mevlana, Mevlevilik vs konularda pek çok eser yazmış, tercümeler yapmıştır.
 
Mevlana ve Mevlevilikle İlgili Eserleri:
 
Kudema-yı Mevleviye: Menakibü’l-arifi’nde ad geçen 114 ravinin tercüme-hallerinden bahseder;
 
Şerh-i Mesnevi: Tahirü’l-Mevlevi’nin adeta klasikler arasına geçmiş olan bu değerli
 
Eseri Mezkür şerhin müellif hattıyla yazılmış asıl nüshası, 11 defter halinde, Konya Mevlana Müzesi Kütüphanesi, ihtisas no. 9057-9067’de bulunmaktadır. Eser, Fethi Sezai Türkmen Bey’in teşebbüsleriyle 1963’ter itibaren 14 cilt halinde neşredilmiştir. (Tahirü’l-Mevlevi, Mesnevi‘yi 5. cildin 1094. beytine kadar tercüme ve şerh etmiş, ancak tercüme ve şerhi tamamlamaya ömrü vefa etmemiştir. Bu şerh, onun talebesi olan ve ömrünü Mevlana’nın eserlerine adamış bulunan Şefik Can Beyefendi tarafından ikmal edilmiştir.); Mesnevi’nin Eski ve Yeni Muterizleri Muhammed Şahin adlı Hz.
 
 

DERNEK | VAKIF | MEVLEVİHANE | MİSAFİRHANE | AŞEVİ | MEVLEVİLİK | ETKİNLİKLER | FOTO GALERİ | VİDEO GALERİ | YAYINLAR | İLETİŞİM

www.mevlevider.net | bilgi@mevlevider.net
Aziziye Mah. Şehit Nazım Bey Cad. No:10 Karatay/Konya